Mustafa KARAOGLU

Karanlığı aydınlatmaktan korkma, elindeki ışığın yeter…

Ağustos’da yüreğime “kar” düşer.

Okunma Sayısı: 48

resim

“Bir şeye gönlün akmadıkça, onun sabrıyla sınanmış olmazsın.
İştahını çekmeyen şey, zaten senden uzaktır.
Senden uzak olan için, ondan uzak kalmayı sınaman gereksizdir.
Sabır odur ki; gönlünün akışına ” dur ” derken
acı çekiyor olmalısın.
Sabır o ki, suları yokuşa akıtıyor gibi zorlanmalısın.
***
Sepet kendini suyla dolu gördü de, nazlanıp başını denizden çekti.
Sepet denize dalmışken, sanır ki, denizin hepsi içindedir.
Sanır ki, denizden aldığı kendine kalacaktır.
Sepet dediğin, teni delik deşik bir kaptır; su tutmaz.
Denizden başını çeker çekmez suyunu yitirir; kuru kalır.
***
Sen sen ol; ” doydum ” deme.
Sen sen ol ” oldum ” deme.
Sana düşen hep denizde kalmaktır.
Sende olan denizdendir ama deniz değildir.
Sende olanın sende kalacağını sanma.
Sana düşen, kendini doldurmak değildir.
Denize dal ve orada kal yeter. Sular içinden daim geçsin yeter.
***
Ne kadar bildiğin değildir önemli olan; ne kadar derin hissettiğindir.
Ne kadar çok söylediğin değildir önemli olan; ne kadar içten yaşadığındır.
Kendini suyla dolu görüp te başını denizden çekme!

Sana kalan sende kalan olmayacak;
Sana kalan sana dokunan olacak.
Sana kalan seni doyuran olmayacak;
Sana kalan seni insan kılan olacak.

Sanma ki cömert olmakla yeni bir şey icat ediyorsun.
Zaten var olan servinin dalına tutunuyorsun.
Sanma ki, cömert olmakla kendinden bir şey eksiltiyorsun.
Sen sana verileni veriyorsun.
***
Cimri derin bir aldanış içindedir. Kendine verilen kendinde kalacak sanır. Kendini elinde olana dilenci eder. Minneti eşyayadır; onların varlığına yalvarır. Elindekiler giderse eksileceğini sanır; her zaman korku içinde kalır. Cömertsen ellerin her zaman doludur.

Karınca bir buğday tanesini görür; ona razı olur. Bir tane üzerinde oyalanır. Onun üzerine titrer. Varı yoğu bir buğday tanesidir. O gidince her şeyini kaybedeceğini sanır. Mutluluğunu ona bağlar. Huzurunu onun yanında hisseder.

Karınca buğday tanesinin bir harmandan haber verdiğini bir bilseydi, bunca bağlanır mıydı bir taneye?

Karınca, bir buğday tanesinin nice buğday tarlalarını haber verdiğini anlasaydı, hiç oyalanır mıydı bir tane üzerinde?”

Category: Genel
  • ihyaca says:

    Çok güzeldi..Kaynağını sorsam?

  • mustafakaraoglu says:

    Hayirli sabahlar, kaynagini bilmiyorum desem :(
    Uzunca bir zaman once facebook ta bir sayfadan almistim, kaynagi belirtilmemisti, islerden oturup arastirmaya da firsatim olmadi, siz biliyorsaniz eger paylasabilirseniz memnun olurum.Tesekkurler

  • gül says:

    Şiirimsi ne kadar doğru.vebir okadarda anklamli.üzerinde uzun uzun düşünülesi.Allaha emanet olun.Not:sizden bir ricam var şirk konusunda yazarmısınız.bunu ihyaca ya soracaktım fakat unutmuşum şimdi yazarken aklıma geldi bende sizden rica ettim.hayırlı günler.

    09 Mayıs 2011 at 9:55 AM
  • mustafakaraoglu says:

    değerli yorumunuz için teşekkür ederim.Şirk konusunda araştırma yapıp örnekleriyle yazmak daha güzel olur, biraz değinmek gerekirse şirk’in kelime anlamına kısaca ortak koşmak diyebiliriz.Dini açıdan bakıldığında ise Hâşâ Yüce Rabbimizin bir benzeri veya ortağı olduğunu ileri sürmek denilebilir.unutulmamalıdır ki şirk koşmak büyük bir günahtır ve affı da yoktur.bir tane örnek verecek olursak kehanette bulunmak (gaip den haber vermek) Allah dan başka kimsenin bilemeyeceği durumlarda görüş bildirmek v.s…inşallah daha sonra bu konuda detaylı bilgiler paylaşacağım.Sizde Allah a emanet olunuz, hayırlı günler

    09 Mayıs 2011 at 11:25 AM
  • ihyaca says:

    Tekrar okuduğumda yine aynı lezzeti aldım bu yazıdan.Kime ait olduğunu maalesef ben de bilmiyorum ama çok da önemli değil,çıktığı yürek dolu bir yürek belli.Mevlana’nın tadı var sanki,kimbilir..Çok derin anlamlar içeriyor..
    Şimdi….Bu ikinci olacak farkındayım ama yine de sorayım :))
    Blogda kullansam diyorum,izin var mıdır? :))

    10 Mayıs 2011 at 2:57 PM
  • mustafakaraoglu says:

    tabiki kullanabilirsiniz, memnun olurum :) selametle

    10 Mayıs 2011 at 3:04 PM
  • ihyaca says:

    Teşekkür ederim :)

    10 Mayıs 2011 at 3:22 PM
  • ihyaca says:

    Unutmadan tekrar belirteyim,tasavvufokulu’nda kullanmak istediğiniz her türlü yazıyı istediğiniz zaman kullanabilirsiniz,helaldir..

    10 Mayıs 2011 at 3:25 PM
  • mustafakaraoglu says:

    rica ederim & bende teşekkür ederim :)
    buradaki yazılarda aynen sizin için geçerlidir, helaldir ;)

    10 Mayıs 2011 at 3:32 PM

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

* Copy this password:

* Type or paste password here:

4,499 Spam Comments Blocked so far by Spam Free Wordpress