Mustafa KARAOGLU

Karanlığı aydınlatmaktan korkma, elindeki ışığın yeter…

BOZKIRIN SIRRI “TÜRK PEYGAMBER” – AHMET TURGUT

Okunma Sayısı: 179

Merhaba,

Kitap ilk başlarda sıkıcı gibi gelsede sayfalar ilerledikçe bundan sonra ne olacak merakı uyandırıyor.“BOZKIRIN SIRRI” başkarakteri
itibariyle Türk Edebiyatı için bir ilk, daha önce hiçbir roman da ‘anadili Türkçe olan bir Peygamber’ konu edilmedi. okumayanlara tavsiye ederim.

Kitapdan bir kıssa “Yafes ile Güvercin” ;

“Güvercin Yafes in elinde…Kuşçağız körük gibi soluyor.Birazdan ateşi görüp kızaracak ya buram buram, korkmuuuş mu korkmuş el kadar canıyla.Öyle bi korkmuş ki gözleri dönüyor fır fır. Yafes’se ateşi harlıyor habire.Kuş iyice kızarsın da iki lokma sıcak et yesin derdinde.Güvercin korkudandır herhalde, dile gelmiş birden:” Ey Yafes! benden önce koca bir keçiyi yedin,üstüne okka okka gül şerbetleri içtin.Onlarla kanmadın da yumruk kadar etimle mi doyacaksın ? ” Kuş haklı ama Yafes de aç hâlâ.Yemeyip de napacağım seni, demiş.Güvercin bunun üzerine “her kuşun eti yenilmez, ben bildiklerinden değilim”, demiş ona.”İyisi mi üç nasihat vereyim. iznin olursa, beni dinlersen daha çok hayrım dokunur sana.” Yafes ile kuş anlaştılar, Yafes ilk nasihatten sonra kuşu salacak, güvercin ikinci nasihati ağacın dallarından seslenecek, üçüncüsündeyse havalanıp uçacak pııır pıır ederek…Güvercin : “sakın ha olmadık şeylere inanmayasın Yafes, Bu sana birinci nasihatimdir” deyip tünemiş ağaç dalına, ikinci nasihatimde odur ki “değiştiremeyeceğin şeyler için pişman olup vahlanma asla.Giden gitti, geleceğe bak her an” demiş.Kuş anlaştıkları şekilde havalanmış iki ağaç boyunca, Üçüncü nasihate geçmeden önce dur sana bir sır vereyim demiş sesini kısa kısa, Yafes merak etmiş nerden çıktı bu sır diye, Güvercin el kadar balalar gibi büzmüş ağzını “vah benim bahtsız Yafes’im” demiş.”Karnımda on tane incim vardı benim.Kesip yeseydin incilerde senin nasibindi” Yafes aldatıldığını düşünüp sinirlenmiş, köpürdükçe yüzü kızarmış, kızardıkça heybetlenmiş aç kurtlar misali.”Ben süslü sözlerinle kandırdın be hey uyanık” diye ahlar vahlar etmiş güvercine…”"Yafes kızmış köpürmüş ama güvercin artık ellerinde değil ki şöyle teleklerini yolsun tek tek, canını yaksın.Dİnginleşmiş mecburen.Güvercin bu kez demiş ki: “Hani vahlanmayacaktın, pişman olmayacaktın Yafes ! Nedir bu halin böyle? Hem nasıl inanırsın üç parmak kuşta on inci olduğuna?” Yafes utanmış.Utanır tabii,

güvercin yerden göğe haklı. Yarım avuç canıyla onca inciyi neresine sığdırsın kuşçağız? üçüncü nasihatinide söyle bari.Sen bilge bir kuşsun anladım seni, belki bende akıllanırım sayende” demiş. Kuş: “benden bu kadar, kusura bakma Yafes kardaş” demiş.”İlk iki nasihatimi tutmadın ki, sonuncusunu da söyleyeyim sana”Lafını bitirince kanatlanıp gözden kaybolmuş.Uçmuuuş, gitmiş Fizan’a…”

“Yafes ilk iki öğüdü dinlemiş olsaydı, bilge güvercin, “zamana bakarsan nasihatten başka bi şey bulamazsın” diyecekti ona.”Evvelkilerin hatalarından sıyrılmak ve yaşadıkları güzellikleri de dosdoğru anlamak gerek” diyecekti.Yoksa ömrü boyunca aynı yerde durur kalır kişi evladı.Ne deli taylar gibi mazinin önü sıra koşturur, ne de eşekler gibi yük çekip bugünün işini görür.”

 

 

Category: Kitaplar

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

* Copy this password:

* Type or paste password here:

4,499 Spam Comments Blocked so far by Spam Free Wordpress