Mustafa KARAOGLU

Karanlığı aydınlatmaktan korkma, elindeki ışığın yeter…

Akıl ve Kalp Arasında Berzaha Bakan

Okunma Sayısı: 136

Sulhi Ceylan, “dedim” diyor.

“sükût suretinde çok koyu düşer ses”

(Nuri Pakdil)

Dedim: Kendimi çok günahkâr hissediyorum.

Dedi: Az günahın olduğu içindir. Çok günahın olsaydı hissetmezdin. Günahlarınla çepeçevre sarılır, günahsızlığı unuturdun.

Dedim: Sen nasıl hissediyorsun?

Dedi: Günahsız. Benimki savunma psikolojisi. Yoksa yaşamaya devam edemem. Zira günahlarım dağları aştı. Kendimi günahsız hissetmek zorundayım.

Dedim: Günlerim ızdırap yüklü, her geçen gün artan yüklerimden ötürü sırtım daha fazla bükülüyor, yere yakın oldum.

Dedi: Zaman kavramı tamamen izafi. “An” dediğim an, “an” yoklukta buluşmakta. “Şimdi” her an geçmişe karışıyor. Zaman mefhumu tecrübe edinebilmek için işimize yarayabilir. Hayata tutunmak için düşmemiz gerekir. Düşmeyen kalkmayı da bilmez.

Dedim: Bu yaşamak dediğinde nedir? Nefes alır olmanın bir anlamı olmalı?

Dedi: Yaşamak, kâinatın kalbinin atışını kendi kalbinde hissetmendir. Âlemde cari olan seramonide bir nota olduğunun farkında olmandır. Ama sadece bir nevâ notası. Yağmur damlalarını yüzünde hissettiğinde, damlaların üstündeki KÜN emrini okumandır. Aklını yırtacak kadar gerip de kalbine dönmendir. Yaşamının kimsenin umurunda olmadığını bildiğin halde nefes almaya devam etmendir. Velhasıl yaşamak, mesafelere hayat katan bakışı bir ömür aramandır.

Dedim: Bu çok zorlu bir iş…

Dedi: Yaşamak zoru seçmektir. Her nefes, karanlığa karşı üflenen bir notadır.

Dedim: Hayat neden bu kadar zor? İnsanlar neden menfaat merkezli bir hayatı seçiyorlar?

Dedi: İnsan esma terkibidir. Kimde hangi isim (esma) baskındır bilinmez. Göz senin gözün, bakışını yücelt. Perdenin arkasını görmeye çalış biraz da. Sürekli sana gösterilenlere nazar etmekten bıkmadın mı? Bilmez misin hakikati gören göz, görmez olur ağyarı? Ağyar ile perdelenen gözler, kaldıramaz esrar perdesini. Bil ki bu perde de senin gözünde. Yoksa dışarıda arama. Hayat kime göre zor? Önce bunu tespit etmelisin. “Kaderin üstünde bir kader vardır”, ama sen göremiyorsan gözlerini kapatmalısın. Gözlerini kapatman gerekenlerin ne olduğunu biliyorsun değil mi?

Dedim: Kapalı konuşuyorsun. Çözemiyorum sözlerini.

Dedi: Yüzyıllardır filozofların uğraştığı ve her birinin farklı cevap verdiği meselelerle uğraşıyorsun. Cevabı akılda değil kalpte bulabilirsin ancak. O halde filozoflara değil de ariflere bak biraz da. Aklı olanları değil, kalbi olanları dinle. Kalbi kalple buluşmuş olanları gözle.

Dedim: Ya aşk… Aşk neresinde bunların?

Dedi: Aşk varoluş sebebindir. Aşk; üç harf, tek hece ama unutma ki en uzun kelimedir aynı zamanda. Ve aşk, gönül inkılâbındır. İnkılâbın seni bekliyor ama beklenildiğinden habersizsin. Çağır aşkı artık kendine. Aşkı kendinden kendine çağır. Ses ver kendine. Kulak ver özüne. Sadece kulak kesil sesime. O’nun sesine.

Dedim: Aşk olsun o halde.

Dedi: Aşk olsun demekle aşkın kendini gösterdiği görülmüş şey değil. Gerçek âşık, kendi kanıyla abdest alandır.  Hak etmezsen, bedelini ödemezsen aşk seni bulmaz. Bedeli senin kendi kanın unutma. Bunu göze almadıkça bu meydana girmeye yeltenme.  Bu meydanda nice başlar kesilir de haberin olmaz.

Dedim:  (sustum, sükût sahillerini dövüyordu dalgalar)

Sulhi Ceylan – izdiham

 

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

* Copy this password:

* Type or paste password here:

4,499 Spam Comments Blocked so far by Spam Free Wordpress